26 Kasım 2023 Pazar

Bir Maçın Hikayesi #1: 2002 - 2003 Sezonu 22. Hafta Beşiktaş 7-3 Göztepe

     


        Beşiktaş'ın 100 yaşını kutladığı sezona gidelim. Sadece 100 yıllık bir çınar oluşunun değil, aynı zamanda sezon sonunda şampiyonluk ipini de göğüsleyeceği sezona. Tarihlerden 2 Mart 2003...

     Beşiktaş 100.yılında, 100.yaşını kümede kalma mücadelesi veren İzmir ekibi Göztepe ile çıkacağı maçtan evvel görkemli bir etkinlik ile kutlayacaktı. Saat 20.00'de oynanacak karşılaşma öncesi hava ve zemin klişe bir futbol tabiri olarak her şey için müsaitti. Maçtan birkaç saat evvel başlayan organizasyonda 
kronometre geriye doğru saymaya başladığında İstanbul İnönü Stadyumunu dolduran binlerde heyecan doruğa çıkmış, taraftarlardaki coşku 100 yaşını kutlamaktan da öte zaten hali hazırda lider ve namağlup olan Beşiktaş'ın bir nevi şampiyonluk kutlamasına dönüşmüştü. 


  




        Kronometredeki geri sayım bittiğinde stadyumdaki coşku en üst seviyeye ulaşmış ve Türk futbolunun en büyük takımlarından, 100 yıllık çınarın doğum günü kutlanmaya başlanmıştı. Anonslar eşliğinde havai fişekler ve meşaleler, stadyum üzerinde uçurulan Türk bayrağı ile bütünleşince Dolmabahçe semalarını daha önce görülmemiş bir atmosfer kaplamıştı.  





        
        Beşiktaş taraftarının da tezahüratları eşliğinde üzerinde süs olarak kartal bulunan dev bir pasta kesiliyordu. Dönemin Beşiktaş teknik direktörü Mircea Lucescu'da yerini almış ve bu doğum günü organizasyonunu pür dikkat bir şekilde izliyordu. 




        Kutlamalar sona ermeden evvel de dönemin Beşiktaş Jimnastik Kulubü Başkanı Serdar Bilgili ve aralarında Yıldırım Demirören, Fikret Orman, İbrahim Altınsay ve Hüsnü Güreli gibi yöneticilerin de yer aldığı yönetim kurulu üyeleri, futbol şubesinin menajeri olan Sinan Engin ile birlikte taraftarı selamladılar. 








         Beşiktaş'ın Göztepe karşısına çıktığında giydiği forma ise hala hafızalarda yer edinen ve Türk futbol tarihinin en güzel formaları arasında yer alan "ipli" 100.Yıl formasıydı. Beşiktaş bu maçta bu formayı ilk kez giyecekti. Takımlar sahaya çıkmış ve seremoni öncesi pozlar verilmişti. 





        Beşiktaş sahaya Cordoba, Tolga, Ronaldo, Ahmet Yıldırım, Kaan Dobra, Giunti, Yasin, Serdar, Pancu, İlhan ve Nouma onbiriyle sahaya çıkarken,

        Göztepe ise; Bora, Sinan, Tayfun, Şenol, Cem, Cumhur, Mkalele, Ercan, Mehmet, Zafer ve Alp Küçükvardar onbiriyle müsabakaya başlayacaktı. 


        Beşiktaş özellikle daha doğrusu teknik direktör Mircea Lucescu o maça kadar şampiyonluk mücadelesi veren, büyük bir takımın defansif oynamaması gerektiği hususunda bazı spor adamları tarafından eleştiri yağmuruna tutuluyordu. Açıkçası bu maç sonundaki yorumları dinlemek isterdim... 


        Lucescu ve öğrencileri de bu eleştirilere kulak vermişcesine hakem Hamza Mısır'ın düdük çaldığı mücadeleye çok hızlı başlıyor Tolga'nın ortasında Nouma ve Cumhur'un ceza sahası mücadelesinde Cumhur 2.dakikada topu kendi ağlarına göndererek skoru Beşiktaş lehine 1-0'a taşıyordu. Sekiz dakika sonrasında ise yine sağ taraftan Tolga'nın getirip yerden açtığı ortaya dokunan Kaan Dobra ile Beşiktaş durumu birden 2-0 yapmıştı. Beşiktaş maça beklenenden de hızlı başlamıştı fakat bu hızlı gidiş 20.dakikalara girdiğimizde takımı sıkıntıya sokacaktı. 24'de Mkelele'nin ortasında takımı lehine ikinci golü atan Kaan'ın ters dokunuşunda Göztepe farkı bire indiriyor ve bu golün hemen iki dakika sonrasında da Göztepeli Ercan Agaçe yaklaşık 30 metreden Cordoba'yı akıl dolu bir vuruş ile avlayıp durumu 2-2'ye taşıyordu. Doğum günü takımı Beşiktaş maça çok hızlı başlayıp, birden şok etkisi yaratan soğuk bir duşa girmiş gibiydi.


Ercan Agaçe'nin bahsettiğim golü aşağıda... 



            Beşiktaş'ın bu şoku atlaması hiç uzun sürmüyor ve sadece iki dakika sonra Daniel Pancu'nun ön direğe doğru kullandığı köşe vuruşunda topa vuran Yasin Sülün'ün golüyle durumu 3-2'ye getirip maçta yeniden öne geçiyordu. İlk yarım saate beş golün görüldüğü, seyir zevki oldukça fazla olan karşılaşmada gol sesleri daha da sürecekti. Dakikalar 36'yı gösterdiğinde ise Beşiktaş'ın attığı üçüncü goldeki roller tam tersi şekilde değişiyor, Nouma'nın Göztepeli oyuncuyla ikili mücadelesinde çıkardığı anlık gerginlikten faydalanan Yasin'in ortasında ceza sahasında topla buluşan D.Pancu durumu 4-2'ye getiriyordu. İlk yarının son anlarında 45.dakikada sahneye bu kez Göztepe adına Alp Küçükvardar çıkıyor, atılan uzun topla Cordoba ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu ağlara gönderiyor ve yedi gole sahne olan ilk yarının skorunu tayin ediyordu, Beşiktaş 4-3 Göztepe. 


        İkinci yarı başladığında ise gözlere bir detay takılıyor, ilk yarıda namı diğer bilinen adıyla "ipli" formayla karşılaşmaya başlayan Beşiktaş, ikinci yarıda forma değiştiriyor ve üzerinde Beşiktaş'ın 100 yıllık tarihi boyunca takımın formasını terletmiş tam 700 ismin yer aldığı özel 100.yıl formasıyla ikinci yarıya başlıyordu. Tıpkı maçın başında olduğu gibi ikinci devreye de çok hızlı başlayan Beşiktaş dakika 47'de Yasin'in getirdiği topta Serdar Topraktepe'nin vuruşuyla skoru 5-3 yapıyordu. Gollerin sonu gelmeyecek ve üç dakika sonrasında Göztepeli savunma oyuncusu Sinan'ın kaleci Bora'ya gönderdiği geri pas kısa düşüyor ve topla buluşan Pascal Nouma kaleci ile karşı karşıya kalıp, çalım denerken Bora tarafından yere düşürülüyor ve hakem Hamza Mısır penaltı noktasını gösteriyordu. Kullanılan penaltı vuruşunu da gole çeviren Nouma skoru 6-3'e taşıyordu. Hiç ara vermeden, hemen bir dakika sonrasında da gecenin Ercan ile birlikte en güzel golünü ve aynı zamanda da bu bol gol düellosuna tanıklık ettiğimiz maçın da son golü olan İlhan'ın, Ahmet Yıldırım'ın uzun topuyla ceza yayında buluştuğu topa sert ve yarım vole vari bir vuruşla gönderdiği golünü izleyecektik. Beşiktaş'ın yıldız oyuncusunun ayağından gelen muhteşem gol ile durum 7-3 oluyordu. Bu golün hemen ardından Göztepe teknik patronu Mustafa Fedai, genç kaleci Bora Körk'ü oyundan alıyor ve yerine eski bir Beşiktaşlı Bülent Ataman oyuna dahil oluyordu. İlerleyen dakikalarda Beşiktaş İlhan Mansız ve Göztepe ise Zafer Biryol'un ayağından bazı fırsatları değerlendiremeyince, Beşiktaş 100.yaşını devirdiği bir akşam da oynanan, sezon boyunca takımın en önemli isimlerinden Tümer, Zago(ikinci yarıda oyuna dahil oldu) ve en önemli ismi desek kimsenin itiraz etmeyeceği bir isim olan Sergen Yalçın'dan yoksun olduğu bu maçı 51 dakikaya sığdırdığı tam yedi gol ile 7-3 kazanmayı biliyordu. 22.Hafta itibariyle puanını 53'e yükselten Beşiktaş en yakın rakibi Galatasaray'ın beş puan önünde haftayı lider kapatacaktı. 


Maçın özeti bir süre önce Youtube'da vardı fakat kaldırılmış, onun yerine rahmetli Tuğrul Yenidoğan'ın Beşiktaş arşivinden bir video var maç ile alakalı orada da maç öncesi kutlamalar ve Beşiktaş'ın golleri yer alıyor sadece maalesef. Aşağıya meraklısı için bırakacağım. 






Yazan: Enes Can Hakan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Modern Futbolun En Büyük Yalanı: Topa Sahip Olmak

  Giriş – Bir Yanılsamanın Doğuşu Klişe mi evet ama söylemeden de başlamayalım. Futbol dediğimiz şey, sadece bir oyun değildir; Aynı zamand...